İnsan çoğu zaman sorununu yanlış yerde arar.
Kalbi huzursuzdur ama sebebi dış şartlarda arar.
Oysa kalbin huzursuzluğu, çoğu zaman dışarıdan değil, içeriden gelir.
Dizginsiz arzular, tanınmamış nefis, ölçüsüz istekler ve aceleyle yaşanan bir hayat… Bunlar kalbi parça parça eder.
Parçalanan kalp, neyi neden istediğini ayırt edemez.
Bil ki şehvet yalnızca bedende zuhur etmez.
O, bedenden önce dilde konuşur
dilden önce de midede kök salar.
Bu üç alan birbirinden ayrı sanılır.
Oysa bunlar aynı kapının farklı kanatlarıdır.
Birinde gevşeme başladığında, diğerleri de bundan nasiplenir.
Bu sebeple şehvetle mücadele, tek bir uzuv üzerinden yürütülemez.
Dilde dizginlenmeyen şehvet, midede güçlenir.
Midede ölçü bulmayan şehvet, bedende taşar.
Bedende taşan şehvet, kalbi esir alır.
Şunu bilmek gerekir ki dil, şehvetin en erken habercisidir.
İnsan çoğu zaman bir fiili işlemeden önce onu dillendirir.
Dil, arzunun prova alanıdır.
Orada rahatça dolaşan şey, bedende yabancı durmaz.
Bu yüzden tasavvuf ehli, dildeki serbestliği masum görmez.
Çünkü dil serbest kaldığında, kalbin kapısı da gevşer.
| Kitap Adı | : | Şehvetin Dizginlenmesi |
| Tür | : | Mevlana - Tasavvuf |
| Yazar | : | İmam-ı Gazali |
| Yayınevi | : | Tutku |
| Ebat | : | 13,5x21 |
| Sayfa | : | 96 |
| Kapak | : | Karton Kapak |
| ISBN | : | 9786259343815 |